Prag

Orta Avrupa’nın sanki orta çağ zamanında yaşıyormuşsunuz gibi hissettiren, tarihi dokusu bozulmamış şehri Prag’ı anlatacağım bugün size.

Prag Nerededir?

Prag, Çekya’nın başkenti ve en büyük şehridir. Orta Avrupa’da Vltava Nehri üzerine kurulmuştur. Tarihi dokusunun bozulmaması nedeniyle barok ve gotik mimarinin en görkemli eserleri bu şehirdedir. Prag, ‘Altın Kent’, ‘Masallar Şehri’, ‘Avrupa’nın Kalbi’ gibi farklı isimlerle de anılmaktadır. Prag’ı doya doya gezmeniz için 7-8 güne ihtiyacınız olacak. 3 günde her yeri gezersiniz diyenler olacaktır, onlara inanmayın. 🙂

Uçak Bileti Ve Schengen Vizesi

Çok ani bir kararla arkadaşımla birlikte Prag’a gitmeye karar verdik. Hemen uçak biletlerini aldık. Pegasus ile uçtuk. İstanbul-Prag arası 2,5-3 saat sürüyor. Prag, Schengen ülkeleri arasında olduğu için schengen vizesine başvurmamız gerekiyordu. Bu noktada herhangi bir danışmanlık hizmeti almadık ve konsolosluğun sitesinde yazan bütün evrakları çok kısa bir sürede topladık. Vizeye, en erken ziyaretinizden 3 ay önce, en geç 1 ay öncesine kadar başvurmanız gerekiyor. Vize sonuçları konsolosluğun yoğunluğuna göre ortalama 2-3 haftada çıkıyor. Bizimki de 2 hafta içerisinde çıktı. 🙂

Otel

Oteli Booking’den bulduk. Biz Hotel Hastal Prague Old Town’da kaldık. 4 yıldızlı bir oteldi ve açık büfe kahvaltısı vardı. 🙂 Her saat ücretsiz kahve servisleri vardı. Ayrıca çok temizdi ve otel çalışanları da çok güleryüzlü ve yardımseverlerdi. Biz oteli seçerken Old Town Meydanı ve Karl Köprüsü’ne yakınlığına bakarak seçtik. Sizde bu şekilde kalacağınız oteli seçebilir ve şehir merkezine uzaklığını bu şekilde kolaylıkla anlayabilirsiniz. Hastal Otel, Old Town Meydanı’na yürüyerek 5 dakika, Karl Köprüsü’ne yürüyerek 10 dakika uzaklıkta.

Transfer

Prag’a Öğleden sonra 3 sularında indik. Havalimanından taksiye bindik. 30-35 Euro arasında bir ücreti vardı. Geri dönüş yolunda ise otelden araç istedik. Fiyatı ise 31 Euro idi. Havalimanı’ndan Prag merkezi yaklaşık 40 dakika sürüyor.

Prag

Otele eşyalarımızı bırakır bırakmaz hemen kendimizi dışarıya attık. İlk önce para bozdurmaya gittik. Old Town’da G&S Garnet Prague diye bir kuyumcu var. Hem çok güzel aksesuarlar var hemde exchange işlemleri yapıyorlar. Biz paramızı orada bozdurduk güvenilir olduğu için. Sahibi çook tatlı bir kadın ve Türk. 🙂 Daha sonra Old Town Meydanı’nda Astronomik Saat Kulesi’nin yanındaki restaurantta pizza yedik. Mutlaka öneriyorum, tadı çok güzeldi. 🙂 Mevsim kış olduğu için ve havada çok soğuk olduğu için Old Town Meydanı’nda biraz dolaştıktan sonra otele geri döndük.

Prag’da 2. Gün

2. günümüzde Prag bizi mis gibi bir güneşle karşıladı. Otelde kahvaltımızı ettikten sonra Karl Köprüsü’ne (Charles Bridge) gittik. Karl Köprüsü’nden geçerken kendinizi orta çağda yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu köprüden geçerken orta çağdan kalma yapıların hepsini görmeniz mümkün. Köprünün bitiminde sizi uzun ve yokuş bir yol karşılıyor. Bu yolun sonu Prag Kalesi’ne çıkıyor. Kalenin içine ilk girdiğinizde St. Vitus Katedrali karşınıza çıkıyor.

Katedral’in içini ücretsiz bir şekilde gezmeniz mümkün ancak kalenin tamamını gezmek istiyorsanız bilet almanız gerekiyor. Bilet alıp bütün kaleyi gezmenizi öneriyorum. Prag kalesini tek bir yapı gibi düşünmeyin kompleks bir yer ve mini bir köy de diyebiliriz aslında. Buradaki yapılar gotik mimarisiyle sizi tam anlamıyla büyülüyor.

Prag Kalesinden çıktıktan sonra Karl Köprüsü’ne inen yokuştaki Prag’ın en meşhur çikolatacısı Prague Chocolate’dan çikolata aldık. Her çeşit çikolatayı denemeniz mümkün. Mutlaka bakmalısınız. 🙂

Akşama doğru karnımızın acıkmasıyla kendimizi İtalyan restaurantında bulduk. Hayatımızda yediğimiz en iyi makarnayı burada yediğimizi söyleyebilirim. Buraya yolunuz düşerse domates soslu makarnasını yemenizi öneririm.

Prag’da 3. Gün

prag

3. günümüzde Old Town Meydanı’nda bulunan Illusion Art Museum’a gittik. Eserler o kadar güzel ki, burada harika ve akıl almaz fotoğraflar çektirmeniz münkün. 🙂 Müzedeki gezimizi tamamladıktan sonra hemen karşısında bulunan Astronomik Saat Kulesi’ne çıktık. Kulenin tepesine çıkan bir asansör var, daha sonrasında bir kaç merdiven çıkıyorsunuz. Bizdeki Galata Kulesi gibi diyebiliriz aslında. İnanılmaz bir yükseğe çıkıyorsunuz bu arada yükseklik korkusu olanlar, kuleye çıkmayı düşünmemeliler. 🙂 Daha sonrasında Hotel U Prince’ın teras katında kahve içtik. Otelin teras katı Old Town Meydanı’na kuş bakışı bir görüntü sağlıyor ve burada fotoğraf çektirmek için ücret ödemeniz gerekiyor. İçeçek + Fotoğraf veya Yemek + Fotoğraf şeklinde ücret tarifeleri var. Ama manzaraya değiyor kesinlikle. 🙂

Old Town’da ki bu kısa gezimizin ardından, Yahudi soykırımının izlerini görebileceğiniz, gezdiğinizde insanı derinden etkileyen Terezin toplama kampına gittik. Burda bize Türk bir rehber eşlik etti. İnsanın gitmekten hem üzüntü hemde utanç duyduğu bu yer, eskiden insanlara mezar olmuştur. Kampın girişinde sizi büyük bir mezarlık karşılıyor. İç bölümlere gittiğinizde ise yatakhaneleri, banyoları yani kısaca ortak kullanım alanlarını görmeniz mümkün. Kampı dolaşmaya başladığınızda geçmişin izlerini görmeniz ve o andaymışsınız gibi hissetmeniz mümkün.

Gün sonunda hem dinlenmek hem de ünlü Türk şarimiz Nazım Hikmet’in Prag’da iken bolca vakit geçirip şiirlerini yazdığı Cafe Slavia’ya gitmeyi de ihmal etmedik.

Prag’da 4. Gün

4. güne geldiğimizde ilk olarak Kafka Müzesi’ne gittik. Franz Kafka’nıne evinin müzeye dönüştürülmüş haline gitmeyi ihmal etmeyin. Ardında Vltava Nehri’ne indik. Vltava Nehri’nden Karl Köprüsü’nü ve Prag şehrinin güzelliğini kuğularla birlikte izlemeniz münkün. Ardından Ulusal Müze’ye gitmek için yola çıktığımızda Prag’da kurulan hediyelik eşya pazarına rastladık. Sevdiklerinize hediye almak isterseniz genel olarak her şeyi uygun fiyata bulabileceğiniz bir pazar. Alışverişimizi bitirdikten sonra Ulusal Müze’ye gittik. Ulusal Müze’yi tam anlamıyla gezebilmeniz için 2-3 saatinizi ayırmanızı tavsiye ederim. Gün sonuna doğru alışveriş yapmak için Palladium Avm’ye gittik. Burada yapacağınız alışverişleriniz sonrasında havaalanından ödediğiniz vergiyi geri almayı da unutmamanızı tavsiye ederim. 🙂

Prag’da 5. Gün

Dönüş için hazırlıklarımızın başladığı bu günde valizlerimizi toparlayıp, otelden ayarladık ve havaalanına doğru yola çıktık. Bu güzel şehire veda ederken, biriktirdiğimiz güzel anılarımızla beraber İstanbul’a doğru yola çıktık.

Başka bir zamanda tekrar buluşmak üzere hoşça kal Prag.. 👋